Engelli Personel İşe Alımı İle İlgili Bilgiler

Engelliler Nasıl Emekli Olabilir?

Özürlülerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki temsilcisi Lokman Ayva’nın gayretleri ile bu konuda bir nebze olsun norm-standart birliği sağlanabildi. Çünkü, 30 Eylül 2008 tarihine kadar SSK’lı özürlüler erken emekli olabilirken, Bağ-Kur özürlülerine bu hak tanınmamıştı. Özürlü kamu görevlileri arasında da farklılıklar vardı, bunlar da giderilmiş oldu.

Yeni kanunla gelen özürlü emekliliği

5510 sayılı kanunun 28. maddesine göre SSK ve Bağ-Kur’lular ile reformdan sonra ilk defa işe girecek memurlar belirtilen şartlarla özürlü olarak emekli olacak. Yeni düzenlemeye göre;

Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce yüzde 60 ve daha fazla oranda hastalık veya özrü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayanlara, en az on beş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3 bin 960 malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanacak.

Yetkili sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, kurum sağlık kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; yüzde 50 ilâ 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4 bin 320 gün ile emekli olacak. Yüzde 40 ilâ 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar ise en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4 bin 680 gün prim ödemeleri ile yaşa bağlı olmadan özürlü sıfatıyla erken emeklilik hakkı kazanacak. Ama bunlara ek ve geçici maddelerle çeşitli kademeler getirildi. (Söz konusu kademeler yandaki tabloda görülebilir.)

Eski SSK’lılarda geçiş süreci nasıl olacak?

5510 sayılı kanunun geçici 10’uncu maddesine göre;

Bu kanunun yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 53. maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede (2/3 oranında çalışma kaybı) hastalık veya özrü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az on beş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3 bin 600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanabilecektir.

Bu kanunun yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 gününden önce sigortalı olup 30.9.2008 tarihi öncesinde veya sonrasında sakatlığı sebebiyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar, 506 sayılı kanunun mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine işe giriş tarihlerine göre 3 bin 600 ilâ 4 bin 400 gün arasında primle emekli olacak.

5510 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerli olacaktır.

Eski memurlarda geçiş süreci nasıl olacak?

5510 sayılı kanunun geçici 4. maddesi ile;

5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu gereğince yasal tabiriyle sakat kadrosu ile başlayan memurlar ile sakat kadrosunda olmamasına rağmen memur olmadan önce yüzde 40 ve daha fazla oranlı raporu olanlar 15 yıllık yani 5 bin 400 günlük süreyle emekli olmaktadır ve olmaya da devam edeceklerdir.

Lokman Ayva’nın 5510 sayılı kanuna eklettiği düzenlemeler ile; doğuştan özürlü olduğu halde erken emekli olamayanların sorununa çözüm gelecek. Doğuştan olmasa bile memur olmadan rapor almayanlara da çözüm gelecek. Bunlar ise sırasıyla;

Doğuştan özürlü olanların durumu

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, işe başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az yüzde 40 oranında özürlü olduğunu gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az yüzde 40 oranında doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5 bin 400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanacaktır.

Sonradan özürlü olanların emeklilik şartları

Çalışmaya başladıktan sonra, kurumca yetkilendirilen sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, kurum sağlık kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;

Yüzde 50 ilâ yüzde 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5 bin 760,

Yüzde 40 ilâ 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6 bin 480 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla istekleri halinde emekli olacaklar.

Eski özürlü Bağ-Kur’lular erken emekli olacak

Bağ-Kur sigortalılarından özürlü-engelli olduğu için SSK’lılar gibi erken emekli olamayanlara da artık bu hak getirildi. İlk defa sigortalı olduğu tarihten önce malûl (En az yüzde 60 vücut fonsiyon kaybı ve fazlası) olduğu için malûllük aylığı bağlanmayanlar, çalışma gücü kaybı yüzde 40 ila 59 arasında olanlar, 1 Ekim 2008’den sonra tahsis talebinde bulunmaları durumunda aşağıdaki şartlarda 4/b sigortalılığı kapsamına konulan özürlü emekliliğinden yararlanabilecek.

Vergi indirim belgesi şartı kalkıyor

Yeni dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) özürlü şartlarıyla emekli olabilmek için sakatlıktan dolayı Maliye Bakanlığı aracılığıyla verilen vergi indirim belgesi aranmayacak olup, SGK’ca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarında yapılacak muayene ve tetkikler sonucu en az yüzde 40 çalışma gücü kaybının Sosyal Güvenlik Kurumu Merkez Sağlık kurullarınca onaylanması durumunda çalışma gücü kaybına dayanarak emeklilik yolu ilk defa açılmıştır. Fakat, yukarıda değinildiği üzere isteyenlerden, kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008’den önce sigortalı olanların, bu tarihten önce veya sonra vücutça engeli nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmaları yoluyla özürlü emekliliğine de hak kazanmış olmaları uygulaması devam edecektir.

Kaynak: www.engellilersitesi.com

Enine Boyuna Engelli Emekliliği

Doğuştan ya da sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybettiği için normal yaşamın gereklerine uyamayan kişiler engelli (özürlü) olarak nitelendirilmektedir. Sosyal Güvenlik Hukukumuzda kişide meydana gelen engelliliğin çalışma hayatına başlamadan önce ya da sonra olması, oranının yüzde 40 ve üzerinde olması emeklilik şartları açısından çok önemlidir…

Engellilerin emekliliğini enine boyuna masaya yatırıyoruz

“Reform Yasası” olarak nitelendirdiğimiz 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”, engellilere emeklilik açısından bir takım ayrıcalıklar tanımıştır. 

Yeni yasa engellilerimizi, engelliliğin başlangıç tarihinin çalışma hayatının önce ya da sonra olmasını dikkate alarak iki gruba ayırmıştır. 

Yine engellilik oranını en az yüzde 40-49, yüzde 50-59 ve yüzde 60 ve üzeri olmak üzere üçlü bir sınıflandırmaya tabi tutmuştur. 

KİMLER MALUL SAYILIR?

Yasaya göre engelliliğin başlangıcı çalışma hayatından yani sosyal güvenlik kapsamına giren bir işte çalışmaya başlamadan sonra oluşmuş ve engellilik oranı da yüzde 60 üzerinde ise bu kişiler “malullük sigorta kollarından” emekli olabilmektedir. 

Buna göre engellilik oranı yüzde 60 ve üzerindeki kişiler malul kabul edilmekte, malullük başlangıcı sigortaya giriş tarihinden sonra ise kişiler malullük sigortası şartlarından emekli olabilmektedir.
Malullüğün başlangıcı sigorta kapsamına girmeden önce oluşmuş ya da engellilik oranı yüzde 60’ın altında ise, engellilik oranı en az yüzde 40 ile yüzde 59 arasında olmak şartı ile kişiler engellilik kapsamında sağlıklı kişilere göre daha erken emekli olabilmektedir. 

Malullük sigortasından emekli olmanın şartı;

– Malullüğün çalışmaya başlamadan sonra meydana gelmesi şartı ile en az 10 yıl sigortalı olmak ve 1800 gün prim ödemektir.

– Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede malul sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün prim ödenmesi yeterlidir. 

– Şayet malullük sigortalı olmadan önce meydana gelmiş ise diğer bir ifade ile kişi çalışma gücünü en az yüzde 60 ve üzerinde kaybetmiş ise malullük aylığından yararlanamayan bu sigortalılara, en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün prim ödemek şartıyla aylık bağlanır.

YAŞ ŞARTI ARANMIYOR

Emeklilikte aranan 3960 gün prim ödeme şartı ayrıca kademeye tabi tutulmuştur. Kademelendirmeye göre, Kanunun yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı olan (4/1-a sigortalısı- SSK) yaşları ne olursa olsun en 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 prim ödemek olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanır. 

– 1 Ekim 2008 ile 31 Aralık 2008 tarihleri arasında işe giren sigortalılarda 3700 gün gün sayısı, 

– 1 Ocak 2009 ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında işe giren sigortalılarda 3800 gün, 

– 1 Ocak 2010 ile 31 Aralık 2010 tarihleri arasında işe giren sigortalılarda 3900 gün, 

– 1 Ocak 2011 tarihinden sonra işe giren sigortalılarda ise 3960 gün prim ödeme şartı aranır. Görüldüğü gibi “Reform Yasası” engelli vatandaşlarımızın emekliliğinde yaş şartı aramamakta en az 15 yıl sigortalı olanlar ilk defa sigortalı olduğu tarihe göre 3600 günle 3960 gün arasında prim ödemek şartıyla emekli olabilmektedir.

MAAŞLAR DA YÜKSEK TUTULDU

Yeni yasaya göre emekli olan engelli vatandaşlarımızın aylıkları da yüksek tutulmuştur. Şöyle ki; 

Yeni yasasının geçici 10. maddesine göre emekli olan engelli vatandaşlarımızın aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamayacağı da hükmü altına alınmak suretiyle asgari bir maaş garantisi sağlanmıştır. 

Görüldüğü gibi 5510 sayılı yasa engelli vatandaşlarımızı diğer vatandaşlarımızdan daha fazla hak vermek suretiyle pozitif ayrımcılığa tabi tutmuş bir anlamda sosyal devlet olmanın yükümlülüğünü de asgari anlamda yerine getirmiştir. 

Yazan: Şerif Akcan
Kaynak: www.engellilersitesi.com

Engellilerin Emeklilik Avantajları

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ana hükümleri 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girdi ve bu tarihten itibaren iki kesimin yüzü güldü: İlki işverenler diyebileceğimiz Bağ-Kur’lular, ikincisi ise özürlüler.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile daha önce SSK’lı özürlülerin tamamına, TC Emekli Sandığı iştirakçisi özürlülerin bir kısmına uygulanan erken emeklilik hakkından Bağ-Kur özürlüleri hiç yararlanamamaktaydı. 5510’dan sonra hepsi erken emeklilik hakkından yararlanacaklardır.

Özürlülerin emeklilik avantajları

Özürlülere, diğer çalışanlara göre daha kolay emekli olma hakkı tanınmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile daha önce SSK’lı özürlülerin tamamına, TC Emekli Sandığı iştirakçisi özürlülerin bir kısmına uygulanan erken emeklilik hakkından Bağ-Kur özürlüleri hiç yararlanamamaktaydı. 5510’dan sonra hepsi erken emeklilik hakkından yararlanacaklardır.

Özürlüler için sakatlık vergi indiriminden yararlanarak veya özürlü raporu ile 4-1/a (SSK) sigortalılarından çalışma gücü kaybının yüzde 60’ın altında olması nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanabilecektir.

***

Sakatlık vergi indiriminden yararlananların emekliliği

5510 sayılı kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını gerek kanunun yürürlük tarihinden önce gerekse kanunun yürürlük tarihinden sonra tespit ettiren 4-1/a (SSK) sigortalılarının sakatlık derecelerine göre aylığa hak kazanma koşulları 506 sayılı kanunda olduğu şekliyle korunmuştur.

Bunların sevk işlemleri Maliye Bakanlığı’nın ilgili birimi (vergi daireleri, defterdarlıklar) tarafından yapılacak ve sağlık kurulu raporları Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından 16/07/2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilecektir.

Bunların kontrol muayenelerine gönderilmeleri SGK tarafından yapılacak ancak, sağlık kurulu raporları değerlendirilmek üzere yine Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’na gönderilecektir.

Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananların sağlık kurulu raporları kurum sağlık kurullarına gönderilmeyecektir.

***

Çalışma gücü kaybının yüzde 60’ın altında olanların emekliliği

01.10.2008 tarihinden sonra tahsis talebinde bulunan 4-1/b (Bağ-Kur) sigortalılarından çalışma gücü kaybı yüzde 60’ın altında olanlara, çalışma gücü kayıp oranlarına göre gerekli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını yerine getirmeleri halinde, yaşlılık aylığı bağlanabilecektir.

4-1/a (SSK) sigortalılarından çalışma gücü kaybı yüzde 60’ın altında olanların kanunun 28’inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen şartlara göre aylığa hak kazanma şartları kademelendirilmiş olup, bu haktan yararlanma ilk defa 2008/Ekim ayı başından itibaren sigortalı olanlara tanınmıştır.

***

Özürlü çocuğu olan annelere erken emeklilik

5510 sayılı kanunla sosyal güvenlik sistemimize getirilen yeni bir düzenleme ile 1 Ekim 2008 günü ve sonrası çalışmalara uygulanmak üzere, “…başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunanların, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir” denilerek, erken emeklilik hakkı tanınmıştır. 1 Ekim 2008 günü ve sonrasında geçen çalışmalar için fiili hizmet zammı (yaştan düşülecek süre) verilecektir.
Yani başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan annelerin 1 Ekim 2008 öncesi çalışma yıllarına ilave süre-fiili hizmet zammı uygulanmayacaktır.

Yazar: Resul Kurt

Kaynak: www.resulkurt.com

Gelir Vergisine Göre Sakatlık İndirimi

GELİR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE SAKATLIK İNDİRİMDEN YARARLANMAK İSTEYENLERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Özürlü vatandaşlarımızla ilgili olarak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 ve 89’uncu maddelerinde özürlü hizmet erbabı ve serbest meslek erbabı ile bunların bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler ve basit usulde vergilendirilen bazı esnaf ve sanatkarlara bu kanununda yer alan esaslara göre hesaplanan sakatlık indiriminden yararlanma hakkı verilmiş olup, bu hakkın kullanımına ilişkin olarak Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çıkarılmış ve 222 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile gerekli açıklamalar yapılmıştır.

İlgili tebliğe göre sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen şahısların bir dilekçe eki ile durumlarına uygun aşağıda belirtilen belgelerle birlikte; İllerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, Bağımsız Vergi Dairesi bulunan İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Diğer İlçelerde Malmüdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.

İSTENEN BELGELER:

Özürlü Hizmet Erbabı İçin; 
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– 2 adet fotoğraf(Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir.Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Çalıştığı yerden çalıştığına dair yazı,
– İşçi ise sigorta giriş bildirgesi veya son dört aylık sigorta prim bordrosu,
– Nüfus cüzdanı fotokopisi,
– Sağlık Karnesi fotokopisi

Hizmet Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişiler İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Bakmakla yükümlü kişinin ve Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı ile sağlık karnesi fotokopileri,
– Özürlüye ait 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir.Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Çalıştığı yerden çalıştığına dair yazı,
– Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge (İşyerinden alınacak)
– Özürlü Serbest Meslek Erbabı İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Vergi kimlik numarasını gösteren belge,
– Nüfus cüzdanı örneği
– Özürlüye ait 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir.Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)

Serbest Meslek Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişiler İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını gösteren belge,
– Bakmakla yükümlü kişinin ve Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı ile sağlık karnesi fotokopileri,
– Özürlüye ait 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir. Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge,

Sakatlık İndiriminden Yararlanma Hakkına Sahip Basit Usulde Vergilendirilen Özürlüler İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Vergi kimlik numarasını gösteren belge,
– Nüfus cüzdanı örneği
– 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir.Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
DİLEKÇE ÖRNEĞİ

DEFTERDARLIK MAKAMINA

Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü:

…………………………………………………………………..’nda görev yapmaktayım. Bakmakla yükümlübulunduğum…………………………………………rahatsızlığı/rahatsızlığım nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31’inci maddesi gereğince sakatlık indiriminden yararlanabilmem için gereğinin yapılmasını arz ederim. …../…../…….

Adı Soyadı
İmza
Tel: (Ev)
(İş)

EKLERİ:

1- ( ) 2 Adet Fotoğraf
2- ( ) Çalıştığı Yerden Çalıştığına Dair Yazı
3- ( ) İşçi ise Sigorta Giriş Bildirgesi veya Son Dört Aylık Bordro
4- ( ) Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
5- ( ) Bakmakla Yükümlü Olduğunu Bildirir Yazı
6- ( ) Sağlık Karnesi Fotokopisi
7- ( ) ……………gün ve ………….sayılı ……………………………………
Hastanesi’nden alınan Sağlık Kurulu Raporu Aslı (Örnek sağlık raporu için tıklayın)

****
MALİYE BAKANLIĞINCA YAPILAN İŞLEMLER
Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri kendilerine başvuran özürlülerin kişisel bilgilerini “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ekindeki rapor formuna yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek, özürlüleri yetkili sağlık kurulundan en yakın olanına sevk edeceklerdir.

Yetkili sağlık kuruluşu tarafından verilen raporlar yukarıda sayılan müdürlüklerce Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’na gönderilecektir. Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenen ve sakatlık dereceleri belirlenen raporlar, ücretlilerde işverene, diğerlerinde kendilerine verilmek üzere Defterdarlığa gönderilecektir.

BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLMA HALİ
Bakmakla yükümlü olunan kişi ifadesinden; özürlü kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatı veya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun mevzuatına göre bakmakla yükümlü sayılan anne, baba, eş ve çocukları anlaşılacaktır.
Çocuklarda yaş sınırlamasına gidilmeksizin işlem yapılacaktır.

İNDİRİM UYGULAMASI
Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilen çalışma gücü kayıp oranının asgari

% 80’ini kaybetmiş bulunan kişiler birinci derece,
% 60’ını kaybetmiş bulunan kişiler ikinci derece,
% 40’ını kaybetmiş bulunan kişiler üçüncü derece sakat sayılmaktadır.

Sakatlık indirimi, herkese uygulanmakta olan özel indirim tutarının;
Birinci derece sakatlar için sekiz katı,
İkinci derece sakatlar için dört katı,
Üçüncü derece sakatlar için iki katı olarak uygulanır.
(1/1/2004 Tarihinden itibaren 4842 Sayılı Kanun Gereğince)

Madde 31. — Çalışma gücünün asgarî % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Sakatlık indirimi (2006 yılı için);
– Birinci derece sakatlar için 530 TL
– İkinci derece sakatlar için 265 TL
– Üçüncü derece sakatlar için 133 TL

Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.

Sakatlık indiriminden yararlanacak birden fazla kişinin bulunması halinde, bu hesaplama her biri için ayrı ayrı yapılacak ve indirim uygulamasında toplu olarak dikkate alınacaktır.

Bu şekilde hesaplanan sakatlık indiriminin gelirin niteliğine göre aylık veya yıllık tutarı, özürlü bireylerin ücretli (hizmet erbabı) ise aylık tevkifat matrahından, serbest meslek erbabı ise beyan edeceği serbest meslek kazancından, basit usulde vergilendirilen ise vergi tarhına esas kazancından indirilecektir.

Farklı özel indirim tutarları belirlenen illerde çalışan özürlüler ile bunların bakmakla yükümlü bulunduğu özürlülerin yararlanabileceği sakatlık indirimi tutarının hesaplanmasında, bu illerde uygulanan özel indirim tutarı dikkate alınacaktır.

Ücretlilerde sakatlık indirimi tutarına ayrıca özel indirim tutarının ilave edileceği malumdur.

İndirim, beyan edilecek serbest meslek kazancı ve basit usulde vergilenen kazanç tutarı ile sınırlı olup, kazancın yetersiz olması halinde sonraki yıla devredilmeyecektir.

Muhtelif yerlerden ücret alanlarda, sakatlık indirimi, özel indirimin uygulandığı ücret gelirine uygulanacaktır.

Kaynak: www.alomaliye.com

Meslek Edindirme Kursları

Meslek Edindirme Kurslarına Nasıl Katılabilirsiniz?

Bulunduğunuz ilde;

• İş ve İşçi Bulma Kurumu,
• Halk Eğitim Merkezleri,
• Çıraklık Eğitim Merkezleri,
• Özel Dershaneler,
• Belediyeler,
• Özürlülerle İlgili Bazı Dernekler ve Vakıflar; Meslek Edindirme Kursları düzenlemektedir.

İş ve İşçi Bulma Kurumu’nun kendi bünyesinde düzenlediği kurslardan yararlanabilmeniz için;

• Kuruma kayıtlı, açık işsiz,
• %40 ve daha fazla oranda özürlü,
• En az ilkokul mezunu,
• 15 yaşından gün almış olmanız gerekmektedir.

Durumunuz bu şartlara uygun ise;

• 1 adet fotoğraf
• Sağlık Kurulu Raporunuzun bir örneği ile İş ve İşçi Bulma Kurumu’na müracaat etmeniz yeterli olacaktır.

İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından düzenlenen kurslar ücretsiz olup, bir işe yerleştirilmenizde etkili olabilecektir.

Yukarıda belirtilen diğer kurumların düzenlediği kurslardan yararlanabilmek için ilgili kuruma şahsen müracaat edip şartlarınıza uygun olanlardan yararlanabilirsiniz. Bu kursları araştırmaktan ve yararlanma yollarını aramaktan kaçınmayın!
Unutmayın, bunun için bireysel çabanız çok önemlidir.

Kendi işinizi mi kurmak istiyorsunuz?

İlinizde bulunan İş ve İşçi Bulma Kurumu şube ya da bürolarına müracaat edip, düzenlenen meslek edindirme kurslarından yararlanabilirsiniz.

24 Ekim 1998 tarih ve 4382 sayılı yasa ile İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından mesleki eğitim, mesleki rehabilitasyon, kendi işini kurma ve bu gibi projeler için maddi destek sağlanacaktır.

Eğer çalıştığınız kurum veya kuruluş özelleştirme nedeniyle kapatıldıysa veya tasfiye edildiyse İş ve İşçi Bulma Kurumu’na müracaat ediniz! Kurum sizin yeni bir işe yerleştirilebilmeniz için kurslar düzenlemektedir. Bu kurslardan ücretsiz yararlanabilirsiniz.

UNUTMAYIN!

Meslek edindirme kurslarından yararlananlara işe yerleştirmede öncelik tanınmaktadır

Kaynak: www.engelliler.biz

Engelli Çalıştırma Zorunluluğu

1. İş Kanununda Özürlü Çalıştırma Yükümlülüğü Nasıl Düzenlenmiş 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 48. maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.”; 50. maddesinde “Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.”; 61. maddesinde ise “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” Denilmiştir.

2. İşverenler Engelli Personel Çalıştırmak Zorundadır.

4857 Sayılı İŞ Kanunu’nun “  özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu “ başlıklı 30.maddesine göre;
“ İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde %3 özürlü, kamu işyerlerinde ise %4 özürlü ve %2 eski hükümlü işçiyi beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin, bu kapsamda çalıştırmakta yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır ”

4. Zorunluluğun Yerine Getirilmesinde Dikkat Edilecek Hususlar Neler

Öncelikle 50’ nin altında çalışanı olan işyerlerinin böyle bir yükümlülüğü yoktur. Zorunluluk kapsamında olan işyerleri ise yasada belirtilen yüzde %3 oranına uymak ve işe alacakları özürlüleri meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Ayrıca istihdam edilecek özürlüler Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlanacaktır. Kurum aracılığı olmadan özürlü işe alınması da mümkündür. Bu durumda en geç bir ay içinde kuruma bildirim yapılacaktır.

5. Kontenjan Fazlası Özürlü Çalıştırmaya Bir Teşvik Var mı ? 

4857 Sayılı İş Kanununun 30. maddesinde ki yeni düzenleme gereğince özel sektör işverenlerince zorunluluk kapsamında çalıştırılan %3 oranındaki özürlülerin, sigorta tabanı üzerinden hesaplanacak sigorta priminin işveren hissesinin tamamı Hazinece karşılanır. “ Kontenjan fazlası özürlü çalıştıran ya da yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işyerlerinin çalıştırdıkları her bir özürlü için yine sigorta tabanı üzerinden hesaplanacak sigorta priminin işveren hissesinin yarısı Hazinece karşılanır.”

6.Özürlü Çalıştırmamanın Cezası 

İş Kanunun 101. maddesinde düzenlenmiş olup müeyyidesi idari para cezasıdır. 26.05.2008 tarihinden bu yana çalıştırmayan her özürlü ve çalıştırmadığı her ay için 1.357-YTL idari para cezası uygulanmaktadır.
İdari para cezası İş Kanunun 108. maddesi gereğince Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından verilmektedir.
Yönetmelik uyarınca idari para cezası kesilebilmesi için İş Kurumunun, işverene bildirim yaptığı tarihten itibaren 10 gün içinde veya bildirim yapılmadığı takdirde işçilerin gönderiliş tarihinden itibaren 30 gün içinde özürlü açığının kapatılması için işverene son olarak kayıtlı özürlülerin meslek ve öğrenim durumlarını içeren listelerin gönderilerek işyerindeki açık kontenjanların bu listelerden veya gönderilenlerden karşılanmasını istemesi gerekmektedir. İşveren, bu şekilde gönderilenler ve/veya listelerde yer alanlar arasından seçimlerini yaparak gönderim veya listelerin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde açık kontenjanlarını kapatmak zorundadır. Kapatmazsa idari para cezası uygulanacaktır..

İnsan Kaynakları ve Engelli Personel İşe Alımı

Ayhan IŞIK
Proje Direktörü
www.isdunyasindabendevarim.com

Türkiye’de, İnsan kaynakları birimi yaklaşık 10 yıl önce sisteme girmiş ve şuan oldukça yol almış durumdadır. Daha önceleri bordrolama, özlük işlemleri ve benzeri işler muhasebe çalışanları, seçme yerleştirme görevi, personel müdürleri tarafından yapılmaktaydı. Bugün tüm bu süreçleri, İnsan Kaynakları departmanları üstlenmiş durumdadır.

Personel işe alımlarında süreç;

Firmalar, ihtiyacı olan en uygun personeli seçmek üzere birkaç yol izlemektedir. Birinci yol, kendi bünyesinde bulunan, İnsan kaynakları departmanından destek alır. İnsan kaynakları çeşitli ilanlar ile personel arayışını duyurur, uygun adayların cv’lerini inceler, telefon görüşmesi ardından bireysel mülakat için davette bulunur. ( İşin niteliğine göre toplu mülakat yapılabilir. ) İkinci yol, danışmanlık firmalarından destek alınabilir. İnsan Kaynakları alanında danışmanlık hizmeti veren firmalar ile anlaşma sağlanır, tüm süreci danışmanlık firmasına devrederek en uygun personelini bulabilir. Diğer bir yol ise, eş dost referansı ile alım yapılabilmektedir. ( Kurumsal Firmaların tercih etmediği bir yoldur. )

Peki, Engelli personel işe alımı nasıl yapılmaktadır?

Türkiye’de engelli personel alımı; ulaşım sorununu, asansör, özel wc’lerin olmaması ve benzer zorlukları yok sayarak, görmezden gelerek, engeli olmayan bireyler için yukarıda bahsetmiş olduğum gibi yapılmaktadır. Dolayısı ile yazılı cv’si ile başvuruda bulanan birçok engelli vatandaşımız, bu tür zorluklar karşısında bireysel mülakata gelememektedir.

50 ve üzeri personeli olan firmaların engelli personel çalıştırma zorunluluğu bulunmaktadır. İş kur bunun takipçisi olarak, engelli personel açığı olan firmalara bir liste gönderir. Liste ekinden iş kur’a kayıtlı engelli personel listesi yer alır. Firma, engelli personelini, listeden eğer uygun bir aday bulamaz ise yine kendi bünyesinden, danışmalık firmalarından ya da eş dost referansı ile engelli personelini bulmaya çalışır.

Yukarıda bahsettiğim gibi kendi bünyesinden, danışmanlık firmalarından yada eş dost desteği ile engelli vatandaşlarımıza ulaşmak oldukça zor. Zorunluluk karşısında bazı firmaların, ceza almak istemediklerinden, son derece üzücü bir çözüm yolunu seçtiklerini görebiliyoruz. İstedikleri vasıflarda engelli personeli bulamayan bazı firmaların, sadece bordrolarında yer almaları için, engelli vatandaşlarımıza oldukça basit işler yaptırarak ya da daha da üzücüsü hiç çalıştırmadan evlerinde oturmalarını söylenerek maaşlarını ödediklerini ara ara duyuyoruz.

Bunların hiç birisini çözüm olarak göremeyiz. Sağlıklı çözümler üretmek, engelli vatandaşlarımızın iş hayatında hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlamalıyız.